Sunday, November 2, 2014

NARS Dolce Vita Blush

NARS Dolce Vita Blush Review

  
NARS Dolce Vita Blush Review


Greetings from November ♥ I have been living the hectic life for a while and I can't really say I like it. However last month, or maybe the month before that I ventured into a Sephora and came out with some bits of makeup, this stunner included. Dolce Vita is labeled as a "dusty rose".  The texture is soft and the blush has a beautiful matte-ish finish (there seems to be some silver sparkles that disappear when applied) which doesn't take away the life from your skin. This was what I needed in my life, I thought. Just when autumn was banging on my doorstep. (You know I always have my reasons to buy makeup.)

Herkese kocaman öpücükler♥ Kasım ayı ne zaman geldi anlayamadım, geçen ay ya da belki ondan önceki ay Sephora'ya yolum düşmüştü, her zaman olduğu gibi de mağazadan çıkarken cüzdanım çok daha hafiflemişti tabii ki. O günkü ganimetlerim arasında NARS Dolce Vita allık da vardı. Dolce Vita gül kurusu rengi iddialı bir allık. Yapısı yumuşacık ve cildin canlılığını almayan matımsı bir yapısı var (Minicik gümüş rengi simler var içinde ama uygulamadan sonra kayboluyorlar). Tam da sonbahar kapılardan içeri girmeye çalışırken hayatımda böyle bir renge ihtiyaç duyduğum hissine kapıldım. (Her zaman bir bahanem var, merak etmeyin♥)

NARS Dolce Vita Blush Review
NARS Dolce Vita is a versatile color, one that would look lovely on most skin colors. Unless you have extreme pink undertones though. The color you get is true to pan when you swatch it, however there may be slight differences depending on how light or dark your skin is. On my cheeks, the dustiness somewhat fades away, leaving a more dark pink color. The pigmentation is exactly what you would expect from a NARS blush. It is beyond good, which brings us to this blush's weakness, ironically. 

NARS Dolce Vita çoğu cilt tonuna yakışacak kullanışlı bir renk, aşırı pembe cilt tonları haricinde. Parmaklarınızı hafifçe bile sürseniz aynı rengi elde edebiliyorsunuz allıkla, tabii ki cildinizin açıklığına koyuluğuna göre ufak değişiklikler olabilir renkte. Benim yanaklarımda o gül kurusu renginin kurusu gidiyor sadece gül kısmı kalıyor, gül kurusundan ziyade koyu pembemsi bir renk. Allığın renk yoğunluğu NARS allıklardan beklediğimiz gibi, mükemmel.

NARS Dolce Vita Blush Swatch
Pigmentation is beyond good, which brings us to this its weakness, ironically. The most important thing about this blush is how you apply it. It has the power to make you look like a healthy glowy queen, but if you apply it with the wrong tool, bam, you turn into a clown. I tried it with my MAC 168 with the barest contact which resulted in me looking like... I applied the blush when I was 2738141 miles high. I tried it my new Sephora Pro Angled Blush Brush with the same results above. Lesson 1: Don't use this brush with dense blush brushes. Next came brush trial number 3, this time with Real Techniques Blush Brush, which is a less dense, fluffy brush. The result was pretty good in terms of color, alas half of my face was pink thanks to the gigantic size of the brush. Which brings us to Lesson 2: Use a precise, fluffy brush. Now I need a precise, fluffy brush maybe like the small contour brush form Sigma or maybe a fan brush would work if I take a cue from Divya from The Conscience Fund. 

 İronik biraz ama renk yoğunluğunun bu kadar mükemmel olması Dolce Vita'nın tek zayıf noktası aslında. Çünkü elinize geçen ilk fırçayla uygulayabileceğiniz bir allık değil Dolce Vita. Nasıl uyguladığına göre yüzünden sağlık sıhhat fışkıtan bir kraliçe gibi de görünebilirsiniz, kraliçenin soytarısı gibi de. Ben ilk denememi MAC'in 168 numaralı fırçasıyla yapmıştım, sonuç... 10 şişe bira içtikten sonra hadi bir allık süresim gelmiş gibiydi. Yeni aldığım Sephora Pro Angled Blush Brush ile denedim, aynı MAC 168 gibi açılı ve sık tüylü bir fırça kendisi, sonuç yine hüsran yine hicran oldu. Dikkat: Bu allığı sık kıllı fırçalarla kullanmayın. Daha sonraki denemem Real Techniques Blush Brush ile oldu. Renk konusunda gayet başarılı bir performans sergilemesine rağmen bu fırçanın üç allık fırçası boyutunda oluşu yüzümün üçte ikisinin pembe pembe pespembe olmasına yol açtı. Çok hoşuma gitmedi açıkçası. Dikkat: Bu allığı küçük bir alana uygulama yapabileceğiniz bir fırça ile kullanın.  Şimdi küçük bir allık fırçası alırsam, Sigma'nın küçük kontür fırçası gibi bu iş olur herhalde. Ya da The Conscience Fund'da gördüğüm gibi bir yelpaze fırça ile deneylerime devam edebilirim.

EDIT: On a second thought, a stippling brush may work wonders with this brush. (Sadly I only own the Real Techniques one and I don't like it. The bristles feel plastic-y and coarse.)
Şimdi aklıma geldi, Stippling fırçalarıyla çok iyi bir uygulama sağlanabilir. (Ne yazık ki bende sadece Real Techniques versiyonu var ve kendisinden pek hoşlanmıyorum. Uzun kılları fazla plastiğimsi ve sert geliyor.)

    

Love,

Thursday, October 16, 2014

Quick Review - Maybelline Baby Lips in Pink Punch



Herkese merhaba, umarım hepiniz mutlu mesut yaşıyorsunuzdur. Bugünlerde o kadar sersemleştim ki! Tüm gün çalışıp akşam yüksek lisans derslerine katılmak, bunların yanında da normal bir hayat yaşamaya çalışmak beni yormaya başladı bile. Ben biraz salla pati biriyim, böylesine aktif bir hayata dalınca sudan çıkmış balığa döndüm. Herneyse, zavallı hayatımı geride bırakalım. Kendimi bildim bileli dudaklarım kurudur. Kuru kupkuru, gergin. Mutsuz dudaklar. Her mevsim. Rengarenk Baby Lips fotoğraflarını göre göre içerledim, imrendim. Dayanamadım aldım. İşe yaradı mı? Maalesef hayır.

Hello everybody, hope you're doing well. I feel like a train wreck these days. Oh, juggling a full-time job and a master's program along with trying to have an actual life has started to take its hold on me. I'm not an over-achiever. More like a natural slacker. Anyways, I've always had chapped lips for as long as I can remember. In winter, summer or anytime in between. And I've been envying the colorful Baby Lips pictures all over Instagram and Tumblr. So I thought I will give these lovely babies a go. It didn't work out.


Maybelline Baby Lips'in Pink Punch rengini aldım. Tam bir Barbie rengi; canlı mı canlı, pespembe. Benim dudaklarıma çok daha soluk bir renk verdi, açık tenlilerde doğal durabilir. Fakat kalıcılığı düşük, dikkat.Yapısına gelecek olursak... dudaklarımdaki kuru her noktayı daha da belirgin yaptı. Yani zaten kuruluk problemim olmasa gidip de dudak nemlendiricisi almazdım herhalde. Ne de olsa bu etiketle satılıyor. Nemlendirici özellikleri ise yok desem yeridir, ilk sürüldüğünde biraz nemlendiriyor ancak etkisi bende beş dakika civarında sürüyor. Dudak nemlendiricimden daha fazlasını beklerim açıkçası. En kötü tarafı ise, dudaklarımı ilk sürüldüğü halinden daha da kurutuyor.

Maybelline Baby Lips in Pink Punch is a bubblegum pink. A literal Barbie shade. On my lips it shows up much paler. The color could be nice if you have pale skin, however it doesn't really stay on for a long time. The finish is completely off. It accentuated every single dry patch on my lips. And hello, if I didn't have any dry patches I wouldn't be using this. It is a lip BALM after all. And the moisture you would expect from a lip balm, you will not find it here. When you first put it on it feels somewhat moisturizing, but the effect pales after five minutes or so. Definitely not what I look for in a lip balm. You now what is worse? It leaves my lips even drier than before.


    

Love,

Monday, October 13, 2014

Falling Leaves on Your Eyes - MAC Amber Lights and Deep Damson Eyeshadows


Sabah 9'dan akşam-5'e, ya da dürüst olmak gerekirse sabah 8'den akşam 5'e zihnen yorucu bir işte çalışmak ne kadar da güzel değil mi? Ofis hayatına yeni yeni alışan ben kendimi kaybediyorum. Tatlı halacığımın doğum günü hediyelerim arasında aldığı iki MAC farın fotoğrafını geçen hafta sonu ancak çekebildim. (Küçük bir sır: doğum günüm Temmuz'da.) MAC'in baş döndüren far koleksiyonun arasından sonbahara hazırlık temasına uygun Amber Lights ve Deep Damson'u seçmiştim.

Oh, the joys of a mentally tiring 9-5 , lets be honest, 8-5 job! These two eyeshadows were part of my lovely aunt's birthday gift package. (Let me give you a secret: my birthday is in July.) So last weekend I finally had time to take their photos on a makeshift background. From the dizzying eyeshadow collection that MAC has, I chose Amber Lights! These two eyeshadows were part of my lovely aunt's birthday gift package. (Let me give you a secret: my birthday is in July.) So last weekend I finally had time to take their photos on a makeshift background. From the dizzying eyeshadow collection that MAC has, I chose Amber Lights and Deep Damson for my here-comes-fall themed shopping spree.

Amber Lights  MAC'in "ışıltılı şeftalimsi kahverengi" olarak tanımladığı bir renk. (Bu tanımlamaları okuyunca kendimi renkler hakkında hiçbir şey bilmiyormuş gibi hissediyorum.) Bana kalırsa Amber Lights altın rengi ışıltılı, metalik bir bakır rengi. Her göz ve ten rengiyle kullanılabilecek bir far. Yumuşak bir yapısı var, renk yoğunluğu ise mükemmel. Bu far sevilmez mi şimdi?

MAC describes Amber Lights as a "peachy brown with shimmer". (I swear I feel like I know nothing about colors when I read these descriptions.) Personally I think that Amber Lights is a metallic gold shimmered copper color. It would go with every skin and every eye color wıth some tweaks. It has a smooth texture combined with excellent pigmentation. You get what you see, which I like. 


Deep Damson'a gelecek olursak, sonbahar için biçilmiş kaftan demek doğru olur galiba. Koyu bir şarap rengi Deep Damson. Benim ten rengimde hafiften mor tonlar da kendini gösterse de genel olarak kırmızılık daha ağır basıyor. Mat yapıdaki bu far MAC'in Pro renkleri arasında. Benim yaptığım gibi internetten sipariş edebilirsiniz. Mağazadan almak isteyenler, Taksim'deki Pro ürünleri satan MAC mağazasına uğramalısınız. Yapısı biraz kuru. Eskiden bunun mat renklerle gelen bir mecburiyet olduğunu düşünürdüm, Makeup Geek ise bu kanımı tamamen değiştirdi. Yine de yapısının kuruluğu sizi korkutmasın, yoğun-umsu renk veriyor ve kolay karıştırılıyor.

As for Deep Damson, the color is the epitome of fall makeup colors. It is a deep wine color. On my skin, some purplish tones also show but overall this shadow speaks of red, red, and red again. It is a matte pro shade, which you can now order online if you don't live near a Pro Store. The texture feels a bit dry to me, which I used to think was a prerequisite for matte eyeshadows, but Makeup Geek completely changed that idea with its wonderful matte shadows. Fear not though, it blends easily and the color pay-of is ok.


Siz sonbahar makyaj hazırlıklarını tamamladınız mı? Bir sonu gelecek mi acaba bu satın almaların?

Have you been hoarding fall colors as I have? God does it ever end?


    

Love,

Wednesday, September 24, 2014

Rimmel Moisture Renew Lipstick in Sloane's Plum: A review








23 Eylül de gelip geçince artık iki aydır yaz bitiyor yaz bitiyor demelerim sona ermiş oldu. Sabahları üşüyerek uyanmaya merhaba! Ama tabii ki sonbahar sadece üşümek değil, kalın ve sıcacık çorapların, yağmurlu günlerin, koyu renk rujların mevsimi. Kendimi sonbahara Rimmel Moisture Renew 330 numara ile hazırlamak istedim bende. Sloane's Plum adı bu rujun, tester da yoktu, ama bu seriden denediğim her rujun rengine yapısına bayıldığım için aldım çıktım o an.

Well, pumpkin pies, for nearly two months I have been lamenting the end of summer. Now that September 23rd has come and gone, autumn is officially here. Say hi to waking up with a chill. Not good! But thankfully, autumn comes in all shades! It is the season of wooly warm socks, rainy days, and dark lipsticks! It gets me there. So I figured, why not buy a new dark shade for the new dark season?  I ended up with Rimmel Moisture Renew Lipstick in Sloane's Plum, number 330. I didn't try this before buying it, but I love the Moisture Renew line so I justified the purchase then and there.

Sloane's Plum yapı itibarıyle Moisture Renew serisinden beklentileri karşılar nitelikte. Sürülüşü çok kolay, kayıp gidiyor. Dudakları kurutmuyor. Tam olarak test edememekle beraber, kremsi yapısına rağmen kalıcılığı da fena değil. Ancak hayallerimin sofistike mürdüm rengi ruju çıka çıka mor çıktı. Tamam, mürdümümsü mor olsun. Ama mor. Aşağıda biraz daha mürdüm tonlarına yakın çıkmış. Ama koyu renk dudaklı bende mor durdu, süremediğim renklerden biri mor. Açık tende yine belki ama bu yazdan kalma bronzlukla olmadı zaten. 

Sloane's Plum is everything you expect from the Moisture Renew range, formula wise. It is creamy, easy to apply, doesn't drag or dry out the lips. I couldn't really test it properly, but the staying power is good enough for a creamy lipstick. Everything is nice and all, apart from the color. The sophisticated plummy lip color I dreamed of ended up looking purple! Purple! Okay, maybe plummy purple but still... One color I can't pull off, right along with fleshy nudes. It may look better with pale skin but purple becomes a mighty force combined with my still-lingering-summer-bronze skin.



Sloane's Plum haricinde rujlarım arasında mora en yakın renk MAC Rebel (55tl). Gördüğünüz gibi Sloane's Plum Rebel'in biraz koyu versiyonu gibi. Kimilerinde müthiş bir vişne çürüğü rengi, benim dudaklarmda ise yukarıdakinden daha koyu morumtrak bir fuşya olarak gösteriyor kendini. MAC Lip Erase ile de denedim Sloane's Plum rengini. Yine de uyduramadım kendime. Yapısı çok güzel olan bu ruj MAC Heroine ile başlayan mor ruj furyasına daha rahat kullanılabilir bir alternatif ile atılmak isteyenler için ideal!

The closest color I own in my collection is MAC Rebel ($16) to which Sloane's Plum looks like a darker sister. (That little bit of darkness makes all the difference on my lips.) On some lucky people's lips, Rebel shows up as an exquisite fuchsia-plum color. On my lips, it looks more of a darkened fuchsia bordering on purple. I also tried Sloane's Plum over MAC Lip Erase, but either way we couldn't just click. The color is just not my cup of tea. Still, with its excellent formula Rimmel Sloane's Plum is an ideal lipstick for those who want to join the purple lipstick circle that started with MAC Heroine, with a more washed-down, wearable version. 
    

Love,

Friday, September 19, 2014

Manicure 101: At Home Basics


Uzun zamandır ihmal ettiğim tırnaklarımın hızlı gözden düşüşüne daha fazla dayanamadı miskin kalbim. Normalde her hafta tekrarldığım basit ama etkili tırnak bakımımla yeniden haşır neşir olmaya karar verdim. Benim gibi üşengeçler için tırnaklarımızı insan tırnağına çevirmek için, ya da meşgul karıncalar için maniküre gidecek vakit bulamadığınızda, hafta arası rötüşları için kısa bir vakit bulduğunuzda tırnaklarınızı kendine getirecek bu bakım ritüelini deneyebilirsiniz.

My brain is the embodiment of procrastination. Therefore, my eyes are not surprised by the state of my nails. They are near pathetic, neglected. My heart is a traitor. It just can't handle poorly cared for nails. So my brain and I, though not without some postponing, decided to return to our old weekly nail care routine. Here it is before your eyes with all its simple glory for those who are like me, and for those of you multi-taskers who are sometimes real busy for a manicure.

1. ADIM / STEP ONE: PREPARE

♥ Tırnaklarınızda oje varsa, önce ojenizi silin.
♥ Remove your nail polish first.

2. ADIM / STEP TWO: FILE AWAY

♥ Gerekiyorsa tırnaklarınızı kesin, daha sonra törpüleyin. Ben Sephora'nın kristal törpüsünü kullanıyorum. Eski tip metal törpüler, ya da zımpara kağıdından hallice karton törpülerden sonra nihayet tırnaklarımı törpülerken mahvetmeyen bir törpü buldum. (Kuaför malzemeleri satan yerlerde çok daha ucuza çeşitli markaların kristal törpülerini bulabilirsiniz.) Tırnaklarınızı öne arkaya değil, tek bir yöne doğru törpülemeyi deneyin.

♥ Clip your nails if necessary. Then file them in your desired shape. I use a crystal nail file that I bought from Sephora. Finally, a mild nail file after metal or awfully abrasive cardboard-ish ones. Try to file your nails in one direction.

3. ADIM / STEP THREE : SOAK

♥ Ellerinizi ılık suda beş dakika kadar bekletin. Ben suya tırnak yağı ekliyorum bir kaç damla. Bir kaç damla zeytin yağı olabilir.
♥ Soak your hands in warm water for about five minutes. I like to add a few drops of nail oil, but any kind oil, like olive oil would do.

4. ADIM / STEP FOUR : CUTICLE CLEAR OUT




♥ Bu nokta çoğunlukla kuaförlerde yapılan manikürlerin kilit noktası: tırnak etlerinin kesilme aşaması. Ben tırnak etlerimi kesmiyorum. Kesince çok daha kötü çıkıyor, ayrıca da tırnak etlerinin görevi tırnak yatağınını enfeksiyondan korumak. Tabii ki eğer bu sizin için vazgeçilmez bir adımsa tırnak etlerinizi şimdi kesebilirsiniz. Ben tırnaklarımın daha derli toplu görünmesi için tırnak eti çıkarıcı kullanıyorum. Sally Hansen Instant Cuticle Remover yaklaşık 4-5 yıldır kullandığım bir ürün. Tırnak diplerinize bu jel kıvamlı çözücüyü sürüyorsunuz, ama canlı dokuya mümkün olduğunca sürmemeye çalışın. Sally Hansen şişesinde maksimum 15 saniye sonra tırnaklardan çıkartmanız gerektiği yazıyor. Ben bazen unutuyorum açıkçası 15 saniye olayını, aman siz uygularken daha dikkatli olun. Ayrıca bu adımda şeytan tırnaklarınızı kesebilirsiniz, et pensini de bu işlem için kullanıyorum.

♥ More often than not these days, people prefer to leave their cuticles alone. I, for one, don't cut my cuticles and recommend that you don't either. It grows way worse anyways, and, the cuticle is there for a reason guys! It protects the nail bed from infections. So don't cut your cuticles. But hey, I am not a nail god and if you do prefer to cut your cuticles, and I can't hold you back. Free will and all that. Personally, I use cuticle removers to tidy my cuticles a bit. Sally Hansen Instant Cuticle Remover, which I have been using for about five years now and it works beautifully. You put it on your cuticles, be careful not to put it on your actual living skin though, and wait for 15 seconds. The 15 seconds thing is written on the bottle, as a maximum time limit for the remover to sit on your cuticles. I most of the time can't keep track of seconds, but you may want to be more careful. Oh, and you can remove those nasty hang nails now, I remove them with nail clippers.

5. ADIM / STEP FIVE: PUSH BACK




♥ Tırnak eti çıkarıcıyı önerilen süre kadar tırnaklarınızda bıraktıktan sonra, sıra ölü derilere veda etme zamanı. Tırnak eti itici çubukları tercih ediyorum ben bu işlem için. Metal olanlar biraz sert geliyor bana. Geçenlerde yine Sephora'dan almıştım bir paket, ama size Ebay'den almanızı tavsiye ederim bunları, ya da yine kuaför malzemeleri satan internet sitelerini ya da dükkanları deneyebilirsiniz. Tırnak eti çıkarıcının çözdüğü ölü derileri yavaşça ve nazikçe tırnaklarınızdan uzaklaştırdıktan sonra çok fazla güç uygulamadan tırnak etlerinizi geriye doğru itin.

♥ After you let the cuticle remover sit for the recommended duration, now it is time to say goodbye to dead skin tissue. I use orange sticks for this purpose, as I find the metal ones to be too harsh for my nails. I bought a pack from Sephora recently, but will order from Ebay the next time, I guess. Use the orange sticks to gently remove the dissolved skin tissue and push back the cuticles without applying too much pressure on the nail beds.

6. ADIM / STEP SIX: SPLASH

Bütün o ölü doku muhabbetinden sonra ellerinizi yıkamak istediniz, di mi?
Yuck, all that dead tissue thing must have made you want to wash your hands, no? Wash away.

7. ADIM / STEP SEVEN : GO SOFT



♥ Temiz tırnakları nemlendirme zamanı. Ben çok sevdiğim Lush Lemony Flutter'ı kullanıyorum, kokusuna bayılmasam da tırnaklarımı çok güzel besliyor. Maalesef artık Lush'un da Türkiye'den çekilmesiyle bundan sonra ne kullanırım bilmiyorum. Burt's Bees, belki? Tırnaklarınız kremi iyicene emene kadar bekleyin.

♥ Now is the time for moisturizer. I use my baby boy Lush Lemony Flutter. I don't particularly like the smell, but I like how it feels. Maybe I will try Burt's Bees one next? Would you recommend? Wait until your nails fully absorb the moisturizer.

8. ADIM/ STEP EIGHT: PROTECT

♥ Oje sürmeyecek olsam bile, tırnaklarıma koruyucu bir kat baz sürmeyi ihmal etmiyorum. Bunun için tırnaklarınızda krem kalmadığından emin olun, ve seçtiğiniz tırnak bazını uyglayın. Ben Kalyon'dan Nail Protective Hardener'ı kullanıyorum ve bu bazı çok çok çok seviyorum. Soyulan kırılan tırnaklarıma o kadar iyi geliyor ki, başka bir baz aramıyorum bile. Fiyatı da çok uygun! Tırnaklarınızı uzatmak istiyorsanız, Sally Hansen'dan Nailgrowth Miracle cazip bir seçenek. Ben dermoeczanem'den piyasaya göre oldukça uygun bir fiyata almıştım. Yalnız tam veri alabilmek için düzenli ve (tercihen)ojesiz tırnaklarda kullanın.

♥ Even if I am not applying nail polish, I always put on a base coat. For that, make sure all the moisture is gone from your nails, Then apply your base of choice. I use Nail Protective Hardener from Kalyon and I love it. Adore it. It is beyond affordable and it is the best I have encountered for my peeling, breaking, treacherous nails. If you are after longer nails, try Sally Hansen Nailgrowth Miracle. It requires some dedication though. Apply every night and (preferably) on bare nails.

Bu aşamadan sonra ojenizi sürebilirsiniz, ojeniz iyice kuruduktan sonra tırnakları bir kez daha nemlendirmeyi unutmayın. Ayrıca yatmadan her gece tırnaklarınıza ve tırnak etlerinize süreceğiniz bir nemlendirici haftalık bakımınızı kolaylaştırır.

Polishing time! Apply one more coat of moisturizer after your polish is dry. And try to apply a moisturizer to your nails and cuticles every night before bed, nails look worse when they are brittle and dry.


    

Love,
 
Google+